Türkçe | English
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ana sayfa Portfolyo Blog Kişisel Hakkımda
 
 
 
 
 
 
 
   haliltunc.comBlogGünlük  

 

İnsan mı saati sordu, saat mi zamanı, zaman mı insanı?



Ben bir keresinde çok bayağı bir küçükken, saat icat edilmeden önce insanların saati nasıl öğrendiklerini merak etmiştim. Zira saatti bu, şakaya gelmezdi, saniyeleri bile çok önemliydi. Bence o zamanlar sürekli içinden sayarak saatin kaç olduğunu aklında tutan adamlar vardı. Saatin kaç olduğunu onlara sorduğumuzda hiç şaşırmadan cevap verirlerdi. Vardiya usulü çalışırlardı. Müthiş bir yetenekti bu. Herkes yapamazdı, çok iyi maaş alırlardı.

Evet, bence kesin öyleydi. Teknolojinin gözünü seveyim. (Gözünü seveyim de ne demek se..?)





Bugün



Bugün bir elimin parmaklarını doldurmayacak hayallerimin birisinden daha vazgeçtim. Bugün bir süredir dualarını ettiğim şey gerçekleşmedi. Bugün kardeşimin park halindeki arabasına kamyon çarptı. Sanki kelebek etkisini ispatlarcasına geçmişte yaptığım ufacık, minnacık, çok basit bir olayın az önce akıl almaz bir pişmanlığa dönüşmesine şahit oldum. Bugün midem yanıyor. Bir hafta yemek yemeden rutin bir şekilde yaşamımı sürdürebilecek durumdayım bugün. Son 10 saat içinde gerçekleşen bu şeyler beni hiç tedirgin etmiyor. Yarın tatil. Tatil olmayıp, sıradan bir gün gibi zihnimin rutin şeylerle meşgul olacak olmasını dilerdim. Şuan saat 03:14. Pencereden dışarı baktığımda ay ışığının sokaktaki karanlığı kırdığını görüyorum. Şuan kimbilir neler oluyor bu dünyada... Yada öteki dünyada...





Maaşallah



Arabadayım. Hastaneden yani çıktım. Camdaki aralıktan Sela ezanının sesi girmeye çalışıyordu sabahın sekizinde. Kim bilir kimlerin içi yandı. Ben ise bir saat önce amca oldum. Ailem büyüyor artık. Ama sadece nüfus olarak değil. Hoş geldin bebek... Allah'ım sana sağlık versin, bu dünyaya yakışan biri olmanı nasip etsin...





Yine sınav yine...



Bugün felaket sıkı bir çalışma planı hazırladım kendim kendime. Zira 4 ve 5 Temmuz artık benim için bu işin sonunun geldiği, belkide meslek hayatımda gireceğim son sınavlardan biri olduğu (ki inşallah verebilirsem derslerin tümünü), yılın en sıcak en güzel dönemini gezip eğlenenlere imrenerek eve kapanacağım ve de tamamlamak için verdiğim yıllarımın sonucu olacağı bir gün olacaktı... Peki n'olacaktı ondan sonra? Gelsin paralar, gelsin paralar... olmayacak tabi hiç bir zaman! Velhasıl yazımın esas mahiyet-i saik'ine dönecek olursam şimdiye kadar gitsin paralar, gitsin paralar diye tarafıma ait küçük bir servetin cebri münasebet suretiyle tağyir etmesinden ötürü TÜRMOB'a, TESMER'e, ASMMMO'ya te-şek-kür e-de-riiim...





En son nerede kalmış, n'olmuştu?



En son bu siteyi apansız bırakmıştı. Daha sonra iş güç sahibi olmuştu. Aradan 3-4 sene geçmişti. Sınavlara, kurslara girmiş, tatile gitmişti. Aşık olmuş, çeşitli maceralar yaşamış, işkenceler görmüş, iki defa işyerini, arabasını değiştirmişti. Aşk, meşk denemeleri bir türlü deneyememeleri olmuştu. Şimdi hiç bişey olmamış gibi blog yazmaya devam edecekmişti. Ama olsun herşeye rağmen yine buradaydı. hoşgelmişti...





Göreve

Birazda görev zamanı. Yarın Antalya'daki birliğime teslim olacağım. Bu gece saat 12 ye biletimi de aldım. Kısmetse 6 ay kadar sonra görüşmek üzere. Hakkınızı helal edin... Kendinize çok iyi bakın...





Vakit geliyor

Vakit geliyor. 12 Ağustos gibi yolcuyuz. Askeriz. Yaklaşık 4 yıllık işyerimle de dün vedalaştım. En az evim kadar benimseyebilmiştim.
Otobüste veya boş anlarımda hatta gece yatarken dahi beynimin bir köşesi hep iş planlarına ayrılmıştı. Hangi işlere öncelik vereceğim, yetişti yetişmeyecek, oldu mu olmadı mı hesapları beynimdeki o köşeyi hep meşgul ederdi. Galiba o köşenin boşalmasına bir süre alışamayacak gibiyiz.
Derdimi ve iş gücümü paylaşan, her konuda bana destek olan iş arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum... Kısa zamanda görüşmek üzere...





tv

Biraz düzenli olarak seyrettiğim tv programlardan bahsedeyim. Çok fazla tv seyretmesem de. Maksat tavsiye olsun.

Southpark: Hafta da 20 dk (reklamlar la beraber) yayınlanmasına rağmen bir hafta boyunca beklediğime değen bi çizgi dizi. Pazar günleri Cnbc-e de imkanı yok kaçırmayacağım bir program. Şuan sezonu bittiği için Pazar’ları seyredemiyoruz. Tekrar bölümleri Cumartesi’leri 24:00 da başlıyormuş. 18 yaşından küçükler izlememesi gerekirmiş. Tavsiye olunur.

Maceracı: İşin içinde Anadolu varsa, Gözleme yapan teyzeler, zanaatçı amcalar, yeşillik, gezi varsa seyretmemek ayıp olur. Pazar/STV

Birde Erdal Özyağcıların oynadığı bir dizi var. Filmde sinirlendiği zaman yüzü resmen kıpkırmızı (domatesten de kırmızı) bir hal alıyor ki nasıl bir roldür, nasıl bir adamdır hastasıyım. Zaten bir bu adam, birde Şener Şen.

TRT2 deki belgesel programlarını gerçekten kaliteli buluyorum. Kültürel açıdan ülkemizden Anadolu manzaraları diyebiliriz.





Afiyet olsun

Bir insan ömrü boyunca ortalama 80 tane örümcek yutarmış. Genellikle uykudayken.
30 a yakınını yutmuş olduğunuzu hatırlatayım dedim.





DPÜ

On Haziraaan ikibinbeş,
Dün kardeşimin mezuniyet töreni için Kütahyadaydık. Güzel bi törendi. Yemin töreni yapıldı, kepler fırlatıldı. vs... Tören sırasında; ...Yazının devamı





Sayfalar: [1]
 

 
 
 
Referans çalışmalar
 
 
 
Serbest çalışmalar
 
 
 
...diğer çalışmalar


Kategoriler

 
 
 
Günlük
 
 
 
Takıntılar
 
 
 
Ceteris paribus
 
 
 
Notlarım


Son yorumlar

 
 
 
Maps.google...
      (Hello! viagra online , indian viagra , , Haz, 23)
 
 
 
Maps.google...
      (Hello! viagra cheap , viagra india , , Haz, 21)
 
 
 
Maps.google...
      (Hello! buy viagra online , , Haz, 19)
 
 
 
Maps.google...
      (Hello! generic viagra , , Haz, 19)
 
 
 
Maps.google...
      (Hello! cialis , online cialis , , Haz, 18)



Arşiv

 
 
 
Mart, 2010
 
 
 
Kasım, 2009
 
 
 
Ekim, 2009
 
 
 
Ağustos, 2009
 
 
 
Temmuz, 2009
 
 
 
Nisan, 2009
 
 
 
Ağustos, 2005
 
 
 
Temmuz, 2005
 
 
 
Haziran, 2005
 
 
 
Mayıs, 2005
 
 
 
Nisan, 2005


 


 
 
 
Tasarım ve içerik: haliltunc © 2005 - 2009 (Framework 3.5)