I'm sorry! My blog articles are publishing only Turkish. But you can visit other pages for English

Çiftlikte (AOÇ) bankta oturuyoruz. Yerde duygu sömürüsü konusunda kendisini aşmış bir kedi, etraf yeşillik, elimizde ayran, ekmek arası vesaire. Karşı banka da baba ve kız oturdu. Ama onlar bir litrelik şişede ayran alıp onu paylaşarak içiyorlardı. Biz ayrı ayrı bardaklarda almıştık. Parasını birimiz vermiştik belki ama olsun. Bu paylaşı onların ki gibi olmayacaktı hiçbir zaman. Onlar hem kediye de bir şeyler verdiler. Kedi nankördür, duygu, sömürü felan gözüyle bakıyorduk biz. Peçeteyle kızının yüzüne bulaşan ufak ayran izini sildi baba. Biz ise üzerimize tüm endam-ı itibarımızın hassasiyeti içerisinde bulaştırmadan içmeye çalışıyorduk ayranımızı. Çok yürümemek adına arabanın yakınlarında oturduğumuz banktan kalktık elimizdekileri bitirdikten sonra. Onlara sorsan kim bilir hangi semtten dolmuşlarla otobüslerle gelmişlerdi. Mesela ayakkabı bağı diye bir şey var bu dünyada. Nerden baksan çözmeden giyip çıkarabilme özgürlüğüne bile sahip insanlar en az tuvalletten çıkarken başkası ellerini yıkamadan çıktı sanmasın diye hafif ıslak bırakanlar kadar yada bir daha görüşmeyeceğini bile bile görüşürüz diyenler kadar vardır... Halbuki hiç gerenk yok böyle anekdotlara.
|
|
Categories
Last comments
Archive
|